Geçmişten Günümüze 3D Yazıcılar


Anne ve babalar, annenin karnındaki çocuklarının ultrason görüntülerini görmeye bayılırlar. Çocuklarının doğmadan hareketlerini görür, ultrasondaki görüntülere bakıp heyecanlanırlar. Peki ya çocuklarının ultrasondaki görüntülerinin gerçeğe dönüşmesini isterler mi?

chuck-hull-lab

Chuck Hull

 

Japonya’da bir grup bilim adamının, doktorlarla iş birliği yapıp Japon bir ailenin çocuğunun ultrasondaki görüntüsünün 3d yazıcı ile çıktısını almasıyla bunun da mümkün olduğu kanıtlandı. Anne ve baba, çocuklarının fetüs halindeki modelini ömür boyu saklayıp, çocukları büyüyünce ona bir hatıra bırakmak istediler. 3d yazıcılarla daha ne gibi şeylerin yazdırılabileceğini, bize gelecek gösterecek. Peki 3d yazıcılar nasıl hayatımıza bu kadar girdi? 2 boyutlu yazıcılardan bu seviyeye nasıl gelindi? Herşey 1984 yılında, Charles Hull’un sayısal bilgilerle 3 boyutlu obje üretimini geliştirmesiyle başladı. Daha sonra Hull, 1986’da stereolithografi yöntemini geliştirerek patentini aldı, aynı yıl 3D Systems şirketini kurup ilk 3D yazıcı makinası olan Stereolithografi’yi üretip, genel kullanım için SLA-250 adlı modeli geliştirip piyasaya sürdü. 1988’de Scott Crumb FDM teknolojisini geliştirdi. Bu teknoloji Ergitmeli Model Yığma modelini kullanıyordu ve Stratasys şirketinin kurulmasına ön ayak oldu.  Bu model şimdiki 3d yazıcıların temelini attı. FDM yani ergitmeli model model yığma modeli geliştirilmesine rağmen temelde halen korunmaktadır. Daha sonra, Hull’un kurduğu 3D Systems, 1996 yılında Actua 2100’u piyasaya sürdü ve bu eylem 3d yazıcı kelimesinin teknolojik terminolojiye girişini sağladı. 2006’da, REPRAP açık kaynak 3d yazıcı projesini başlattı, bu gelişme bir çok ev kullanıcısının 3d yazıcı sahibi olmasını sağlayan bir kapı açtı. Son zamanlarda ise bu açık kaynaklı 3d yazıcı gelişmesi, bu araçların fiyat bandının ulaşılabilir seviyeye inmesini sağladı.  Aslında 3d yazıcılar üretilecek ürünün, seri üretime geçmeden önceki son halini görebilmek, olası hataları maddi açıdan en az zararla atlatabilmek amacıyla geliştirilmişti. CAD ve CAM programları geliştirildikçe, 3d yazıcıların farklı alanlarda kullanılabileceği, insan hayatına bir çok alanda destek verebileceği ortaya çıktı. İngiliz anahtarı, insan kafatası, dama taşı, bilimum protezler, uçak ve araba parçaları, bisikletler… Hepsi 3d yazıcıların insan hayatına girmesi ve geliştirilmesi ile üretilen nesneler. Nesneleri hareket eden bir şekilde üretmesi bu aletin en büyük özelliklerinden biri. Örneğin bir 3d bisiklet modellemesini, 3d yazıcınız ile kusursuz bir şekilde sürülecek biçimde yazdırabiliyorsunuz.

Charles Hull 3d yazıcıyı düşünürken bunu tahmin edebilmiş miydi? Canlı dokulardan üretilen bir böbrek, karaciğer ile insanların hayatlarının kurtulacağını öngörebilmiş miydi? Bunu bilemiyoruz ama bu aletlerin insan yaşamını sarsıcı bir şekilde olumlu etkileyeceği gerçeğiyle karşı karşıyayız ve bu gelişmeler açık kaynak sayesinde gün geçtikçe artmakta.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

*